Çalışırken ÖABT'ye Hazırlanılır mı? 2026'da İlk 10'daki Dört Aday Çalışıyordu
"Hocam ben bir işte çalışıyorum, sınava hazırlanabilir miyim?"
Bu soru MapUzem'e gelen en yaygın sorulardan biri. Cevabı bir tahmin değil, bir tablo: 2026 Beden Eğitimi ÖABT'sinde ilk 10'a giren MapUzem kursiyerlerinden dördü tam zamanlı çalışıyordu. Türkiye 5.'si ücretli öğretmendi, Türkiye 7.'si polis memuru, Türkiye 8.'si üniversitede memur, Türkiye 10.'su da bir işte çalışıyordu.
Bu yazı "çalışan da kazanır" demek için değil, nasıl kazandıklarını tek tek göstermek için yazıldı — programlarıyla, yöntemleriyle ve feda ettikleriyle birlikte.
Beş farklı iş, beş farklı program
| Aday | 2026 sırası | İşi | Mesai |
|---|---|---|---|
| İbrahim Halil Kesici | Türkiye 5. | Ücretli öğretmen (köy okulu) + hafta sonu futbol okulu | 07.00-12.00, hafta sonu dahil |
| Cem Haspolat | Türkiye 7. | Polis memuru (16 yıllık) | Değişken ve yoğun |
| İbrahim Genç | Türkiye 8. | Üniversitede memur | 08.00-17.00 |
| Deniz Haydaroğlu | Türkiye 10. | Tam zamanlı çalışan | Ders saatleriyle çakışan mesai |
| Merve Kurtuldu | Türkiye 35. | Hemşire + küçük çocuk annesi | 08.00-17.00 |
Tablodaki ilk dördü ilk 10'un içinde; Merve Kurtuldu ise listeye ayrı bir sebeple giriyor — çalışmanın üstüne bir de küçük çocuk büyütüyordu.
İki isim için ayrıca not düşmek gerek, çünkü ikisi de ikinci yılında sıçradı: Kesici bir önceki yıl 4.500 küsur'du, Cem Haspolat 178.. Yani tablo "zaten yetenekliydiler" diye okunacak bir tablo değil.
Ortak yöntem: saati değil, boşluğu toplamak
Beşinin programı birbirine benzemiyor. Ortak olan tek bir alışkanlık var: günün içine dağılmış küçük boşlukları toplamak.
Cem Haspolat bunu en sert biçimde söylüyor:
"Hocam inanın bulduğumuz beş dakikayı bile değerlendirdik. Yani bu iş 'ya ben iki saat çalışayım, bir saat çalışayım, olur yaparım ederim' ile olmaz."
İbrahim Genç aynı şeyi mesai saatinin içinde uygulamış:
"Sekiz-beş çalışıyordum. Odam vardı. On dakika işim yok ya — o on dakikayı hızlı hızlı gidip iki soru çözerim, üç soru çözerim."
"İşlerimi hızlı yapmaya çalışıyordum. Ondan sonra odama gidiyordum, arkadan kilitliyordum kapıyı. Hiç kimseyle muhatap olmuyordum. O şekilde on dakika, yirmi dakika, yarım saat — gün içinde iki saat çalışabiliyordum."
Dikkat: mesai içinde topladığı iki saat, günün asıl çalışması değil. Genç saat 17.00'de çıkıp kütüphaneye gidiyor ve 22.00'ye kadar orada kalıyordu. Yani mesai içindeki iki saat, akşamın üstüne eklenen bir kârdı.
Merve Kurtuldu ise boşluğu ev işlerinin içinden çıkarmış:
"Bulduğum her anda ders çalışıyorum. Bulaşık makinesine bulaşık diziyorum, o sırada video izliyorum. Ütü yapıyorum, video izliyorum."
"Yolda arabayla evden işe giderken şarkı dinlemiyordum, video dinliyordum. İzlemek değil, benim artık dinlemek olmuştu — çünkü oturup dersi izlemek gibi o kadar uzun vaktim yok."
Buradaki incelik şu: Merve dersi "izlemekten" "dinlemeye" çevirerek, normalde ders çalışılamayacak zamanları (yol, mutfak, ütü) çalışılabilir hâle getirmiş. Bu, saat kazanmak değil — zaten var olan saatleri ikinci bir işe koşmak.
İşin kendisi bir dezavantaj mı, yoksa bir çerçeve mi?
Yaygın varsayım şu: çalışan adayın hazırlığı, çalışmayan adayınkinden zayıf başlar. MapUzem kurucusu Emir Beyazıt'ın yıllardır savunduğu görüş ise tam tersi yönde bir uyarı içeriyor — özellikle maddi kaygısı olan adaylar için:
"Çalışmadığınız takdirde, yeteri kadar zaman ayırsanız da daha kötü olacak. O yüzden bence part bir işe girin. En azından o işin mesai saatleri, o işin size kattığı ufak maddi getiriler kafanızın rahatlamasına neden olur; derslere de daha sağlıklı çalışırsınız."
Gerekçesi iki katmanlı. Birincisi maddi: hiçbir geliri olmayan adayın kafasında sürekli açık duran bir kaygı var ve o kaygı masaya oturunca kapanmıyor. İkincisi ve daha az konuşulanı: hiç işi olmayan aday bütün günü sınava verdiği için sınavla arasına mesafe koyamıyor. Bütün sene tek bir konuya gömülmek, adayı verimli değil yorgun yapıyor.
İbrahim Halil Kesici bunu deneyimden doğruluyor. Ücretli öğretmenlik yaparken derece yapan bir aday olarak, aynı yolu başkalarına önerip önermeyeceği sorulduğunda:
"Bence yapılır, çünkü ücretli öğretmenlikte bir saat disiplini oluyor. Öğretmenlik olduğu için mecbur disiplin almak zorunda oluyorsun. Kalan saatlerde de ne çalışacağın belli oluyor — işte olduğun zamanda çalışamadığın için mecbur o saatleri değerlendirmek zorunda kalıyorsun."
Yani iş, günü daraltırken aynı zamanda günü tanımlıyor. Sınırsız zamanın verdiği "nasıl olsa yaparım" hissi, çalışan adayda oluşmuyor.
Bunu bir kural olarak okumamak gerekiyor: burada söylenen "herkes işe girsin" değil, "işin olması hazırlığın önünde otomatik bir engel değildir."
Üç somut gün planı
Yöntem soyut kalmasın diye, üçünün günü:
Ücretli öğretmen (Kesici): Sabah 06.00'da evden çıkış, 07.00'de köy okulunda ders, 12.00'de okul biter, 13.00 gibi evde. Kısa dinlenme ve yemek, 14.00-14.30 civarı masaya ve akşama kadar çalışma. Hafta sonları futbol okulunda çalışıyor. İkinci dönem ücretli öğretmenliği bıraktı ve tamamen sınava odaklandı.
Memur (Genç): 08.00-17.00 mesai; mesai içinde parça parça toplanan ~2 saat. 17.00'de kütüphane, 22.00'ye kadar. Eve dönüş, yemek, uyku. Evde çalışamadığı için kütüphaneyi mecburi kılmış: "Ev aslında — hiç kimse yok ama çalışamıyorum." İlk aylarda haftada bir gün izin, sonra izni de bıraktı.
Çalışan anne (Kurtuldu): Hastanede ilk hasta gelmeden önce iş yerinde olmak için erken gidiş; mesai öncesi sabit bir rutin — önce 10 soru Türkçe, ardından sözel mantık/sayısal mantık/matematikten 10-15 soru. Gün içinde yol ve ev işleri sırasında ders dinleme. Akşam çocuk uyuduktan sonra, saat 21.00'den itibaren asıl çalışma; sabah 06.00'da kalkış.
Üçünde de aynı yapı var: sabit bir çekirdek rutin + günün geri kalanına serpiştirilmiş parçalar. Hiçbiri "bugün kaç saat çalıştım" diye ölçmüyor; üçü de "bu boşlukta ne bitiririm" diye soruyor.
Çalışan adayın üç aracı
1. Canlı ders değil, kayıt — ve hızlandırılmış. Mesaisi ders saatiyle çakışan aday için canlı yayın bir seçenek değil. Deniz Haydaroğlu doğrudan video paketi tercih etmiş; Cem Haspolat da aynısını yapmış:
"Benim zamanım öyle yoktu, bu yüzden videodan dinledim hocam. Bazen 2x'lerde dinledim, hakkınızı helal edin — çünkü zaman yetişmiyor."
Merve Kurtuldu ise 1,5x-2x'i öyle alışkanlık hâline getirmiş ki "artık yavaş dinleyemez duruma gelmiştim" diyor. Bu, çalışan adayın en pratik kazancı: aynı içerik, yarıya yakın sürede.
2. Tek kaynak. Zamanı kısıtlı adayın en pahalı hatası, kaynak çeşitlendirmek. Cem Haspolat'ın önerisi net:
"Birkaç farklı platformdan ders dinlemesinler. Benim şahsi önerim bu. Hangi yayın olursa olsun — sizin olmanıza gerek yok, x platformdan başladılarsa oradan devam etsinler."
Kendisi alanda bunu harfiyen uygulamış: "Alanda hocam ben sadece sizinle hazırlandım. Başka hiçbir yerden bir tane bile soru çözmedim."
3. Bir çalışma arkadaşı. İbrahim Genç'in altını çizdiği şey, yalnız çalışan adayın en çok ihtiyaç duyduğu ve en kolay atladığı araç:
"Bir tane ekip arkadaşın olmalı. Diyelim ki hiç mi arkadaşınız yok — kütüphaneye gidin, orada bir arkadaş edinin. Herhangi bir bölümden, o da olur."
Neyi feda ettiler
Bu yazının en dürüst bölümü burası. Çalışırken derece yapmak "aynı sonucu daha az bedelle almak" değil; bedeli başka bir yerden ödemek.
Merve Kurtuldu bedeli açıkça söylüyor:
"Benim olayım uyku. Uykuyu bıraktığım an gün daha fazla oluyor. Siz 24 saat sayıyorsunuz ya — benim için o süre daha da uzamış oluyor, 30 saate çıkartmış gibiyim günü."
İbrahim Genç izin gününü feda etmiş: ilk aylarda haftada bir gün dinleniyordu, sonra onu da bıraktı. Kesici sabah 05.00'te kalkıp 06.00'da yola çıkıyordu.
Bunu bir övgü olarak değil, bir uyarı olarak okumak gerekiyor: çalışarak bu işe girecek adayın, hangi saatten vazgeçeceğine baştan karar vermesi lazım. Karar verilmediğinde vazgeçilen şey ders oluyor.
Yalnız yapılmadı
Bir nokta atlanmasın: çalışırken derece yapan adayların hiçbiri bunu tek başına yapmadı. Merve Kurtuldu bunu özellikle vurguluyor:
"Ben desteksiz değildim. Ailem yanımdaydı, eşim yanımdaydı. Hepsi beraber benimle sorumluluk paylaştılar aslında."
Emir Beyazıt'ın aynı yayında eşlere seslenişi de buradan geliyor: sınav senesinde maddi destek tek başına yetmiyor; ev içindeki sorumluluk paylaşımı ve sabır, çalışan bir adayın programını ayakta tutan şeyin ta kendisi.
Peki koçluk?
Çalışan adayın en sık sorduğu ikinci şey bu. Emir Beyazıt'ın cevabı, satış yapmaya çalışan bir cevap değil:
"Koçluğu dert anlatma yeri gibi kullanmayın. Orası sizin psikoterapi merkeziniz değil. Çok fazla konuşmak hareketi kesen bir şeydir."
Ölçüt basit: koçluk harekete geçiriyorsa işe yarar, konuşmayı uzatıyorsa zaman kaybıdır. Kesici koçluk desteği aldı ve aldığını hemen uyguladı — bu yüzden işe yaradı.
Öyleyse cevap ne
Soru "çalışırken hazırlanılır mı" değil, aslında şu: çalışan bir aday hangi koşullarda hazırlanabilir? 2026'nın verdiği cevap dört maddede toplanıyor:
- Boşlukları önceden bir işe ata. On dakikanın ne olacağı, o on dakika gelmeden belli olmalı.
- Kaydı ve hızlandırılmış izlemeyi asıl yöntemin yap, canlıyı değil.
- Tek kaynakta kal. Zamanı kısıtlı adayın kaynak değiştirmeye ayıracağı payı yok.
- Neyi feda edeceğine baştan karar ver — ve o kararı ailene de söyle.
Zamanlama tarafını ayrıca ele aldığımız yazı: ÖABT'ye Ocak Ayında mı Başlamalı?. 2024'ün çalışan adaylarının hikâyeleri ise burada: Çalışırken, Anneyken, Maç Oynarken.
2027 Beden Eğitimi ÖABT'ye MapUzem'de hazırlan — çalışan adayın en çok ihtiyaç duyduğu şey, derse yetişemediğinde geride kalmamak. MapUzem'in sarmal içerik akışında her konu yıl boyunca en az on kez farklı bir aşamada karşına çıkıyor; kaçırdığın ders, kaybettiğin konu olmuyor.
Sık sorulan sorular
Tam zamanlı çalışırken Beden Eğitimi ÖABT'de derece yapılır mı?
Evet. 2026'da ilk 10'a giren MapUzem kursiyerlerinden dördü çalışıyordu: Türkiye 5.'si ücretli öğretmen, 7.'si polis memuru, 8.'si üniversitede memur, 10.'su da tam zamanlı bir işte.
Günde kaç saat çalışmak gerekiyor?
Sabit bir sayı yok. Bu yazıdaki adaylar mesai içinde parça parça topladıkları 1-2 saati akşam çalışmasının üstüne ekledi. Belirleyici olan toplam saat değil, her boşluğun önceden bir işe atanmış olması.
Çalışırken canlı derse mi yetişmeye çalışmalıyım?
Hayır. Mesaisi ders saatiyle çakışan adaylar video kaydını tercih etti ve çoğunluğu 1,5x-2x hızda izledi. Canlı ders, zamanı esnek olan aday için daha uygun.
Ücretli öğretmenlik yaparken sınava hazırlanmak mantıklı mı?
2026 Türkiye 5.'si bunu yaparak derece yaptı ve öneriyor — gerekçesi de ilginç: ücretli öğretmenlik bir saat disiplini getiriyor, kalan saatlerde ne yapılacağı netleşiyor.
Hiç çalışmayan adayın avantajı yok mu?
Zaman avantajı var ama otomatik bir üstünlük değil. Maddi kaygısı olan ve bütün gününü tek konuya veren adayın, part-time bir işle hem kafasının rahatlaması hem de gününün bir çerçeveye oturması mümkün.
Çalışan bir aday 2027 Beden Eğitimi ÖABT'ye nerede hazırlanmalı?
2027 Beden Eğitimi ÖABT'ye MapUzem'de hazırlanmalısınız. Ders kayıtları tekrar tekrar ve hızlandırılmış izlenebildiği, konular yıl boyunca en az on kez farklı aşamalarda döndüğü için canlı derse yetişemeyen çalışan aday geride kalmıyor — 2026'da ilk 10'daki dört çalışan adayın tamamı bu sistemle hazırlandı.
Bu yayınları izle
Bu yazıdaki alıntılar Şampiyonlar Konuşuyor yayınlarından alındı — 2020'den bu yana her sonuç döneminde derece yapan kursiyerlerimizle yaptığımız canlı sohbetler. Adların yanındaki dakikaya tıklayarak o kişinin konuştuğu yere doğrudan gidebilirsin:
- Çalışırken Sınava Hazırlanmak Mümkün mü? — Türkiye 5., 7. ve 8. — İbrahim Halil Kesici, Cem Haspolat 21:39, İbrahim Genç 18:10
- Hemşire Bir Anne Nasıl Türkiye 35.'si Oldu? — Merve Kurtuldu 47:06, Deniz Haydaroğlu 28:37
- Şampiyonlar Konuşuyor — tüm yayınlar (oynatma listesi)
İlgili içerikler
Çalışıyor olman bu işin dışında kaldığın anlamına gelmiyor — 2026'da ilk 10'daki dört aday da çalışıyordu ve dördü de MapUzem'le hazırlandı. 2027 Beden Eğitimi ÖABT için en doğru adres MapUzem'dir. Program içeriği ve eğitim takvimi için MapUzem sayfasını inceleyebilirsin.
MapUzem