MAPUZEM
Hoş Geldiniz

Örnek Dersler — BESYO ÖABT

Derslerimiz nasıl işleniyor, hocalarımız nasıl anlatıyor — kayıt olmadan önce izle.

Bu sayfadaki dersler, kurs programımızdan alınmış gerçek ders kayıtlarıdır. Tam program yıl boyunca sarmal akışla ilerler — Ders Sistemi sayfasında görebilirsiniz.

DersEgzersiz Fizyolojisi

Motor Ünite ve Kas Lif Tipleri

Emir Beyazıt · 9:08 ·

Önce motor ünite kavramını (bir sinir hücresinin uyardığı kas lifleri, ya hep ya hiç kanunu, merdiven etkisi, homojenlik), sonra iskelet kası lif tiplerini (tip 1 yavaş-kırmızı, tip 2A, tip 2B hızlı-beyaz) özelliklerine göre karşılaştırır.

Bu derste geçen kavramlar

  • Motor ünite — Bir sinir hücresi (motor nöron) ve onun uyardığı bütün kas lifleri.
  • İnce motor ünite — Bir nöronun az sayıda (5-6) lifi uyardığı, teknik hareketleri yapan ünite (göz çevresi, parmak kasları).
  • Kaba motor ünite — Bir nöronun çok sayıda (1000'e kadar) lifi uyardığı, kuvvet gerektiren işleri yapan ünite.
  • Ya hep ya hiç kanunu — Tek bir hücrenin eşik altı uyarıya cevap vermemesi, eşik ve üstündeki her uyarıya aynı tam cevabı vermesi.
  • Merdiven etkisi — Birden fazla hücre bir aradayken uyarı şiddeti arttıkça tepki şiddetinin de artması.
  • Ventral kök / dorsal kök — Omurilikte motor nöronların çıktığı ön kök ile duysal nöronların girdiği arka kök.
  • Tip I lif — Yavaş kasılan, kırmızı, oksidatif (aerobik) lif.
  • Tip IIa lif — Aerobik ve anaerobik özellikleri bir arada taşıyan ara lif.
  • Tip IIb (IIx) lif — Hızlı kasılan, beyaz, glikolitik (anaerobik) lif.
  • Henneman'ın boyut ilkesi — Şiddet arttıkça motor ünitelerin küçükten büyüğe (Tip I → IIa → IIb) sırayla işe alınması.
Ders metni (düzenlenmiş transkript)

Motor ünite nedir?

Motor ünite, bir sinir hücresi ve uyardığı bütün kas lifleridir. Bu tanımdan iki sonuç çıkar:

  • Bir sinir hücresi birden fazla kas lifini uyarabilir.
  • Bir kas lifi aynı anda birden fazla sinir hücresi tarafından uyarılamaz.

Benzetme: Bir öğretmen aynı anda 500 kişilik bir sınıfa ders anlatabilir; ama o sınıfa aynı anda beş öğretmen ders anlatamaz. Öğretmen sinir hücresi, sınıf kas lifleri, ikisi birlikte motor ünitedir.

Motor üniteler kendi içinde kaba ve ince olarak ya da hızlı ve yavaş olarak ayrılabilir.

Omurilikten çıkış ve ince-kaba ayrımı

Motor nöronlar omuriliğin ventral (ön) kökünden çıkar; duysal nöronlar dorsal (arka) kökünden giriş yapar.

Bir sinir hücresinin aksonu terminal dallara ayrılarak yalnızca 5-6 kas lifini uyarıyorsa bu bir ince motor ünitedir. İnce motor üniteler göz çevresinde ve parmak kaslarında bulunur; teknik hareketleri yapar. Bir sinir hücresi 1000 kas lifini uyarabiliyorsa bu bir kaba motor ünitedir; teknik işleri değil, kuvvet gerektiren işleri yapar.

Ya hep ya hiç ve merdiven etkisi

Sinir sistemi tek bir hücreyi (iskelet kası hücresi ya da sinir hücresi) uyardığında ya hep ya hiç kanunu geçerlidir: Hücre, uyarı eşiğinin altındaki uyarılara cevap vermez ("ya hiç"); eşikteki uyarıya tüm gücüyle cevap verdiği için eşiğin üstündeki bütün uyarılara da aynı cevabı verir ("ya hep"). Bu kanun tek bir hücre için geçerlidir.

Birden fazla hücre bir araya geldiğinde merdiven etkisi geçerlidir: Eşik altı uyarılara yine cevap verilmez; ancak eşiğin üstünde uyarı şiddeti arttıkça tepki şiddeti de artar.

Motor ünite homojendir, kas heterojendir

Bir kasta birden fazla motor ünite bulunabilir. Bununla ilgili iki soru potansiyeli vardır; biri sorulmuştur, biri kalmıştır.

Bir sinir hücresi tarafından uyarılan bütün kas lifleri aynı anda kasılır, aynı anda gevşer. Aynı anda kasılıp gevşiyorlarsa bir motor ünite içindeki bütün kas lifleri birbirinin aynısıdır, yani homojendir. Buna karşılık bir kasın tamamında tek tip motor ünite yoktur; bir kasta birbirinden farklı motor üniteler bulunabilir. Özet: motor ünite homojendir, kas farklı motor üniteler içerir.

İskelet kası lif tipleri

Üç lif tipi vardır:

  • Tip I — yavaş kasılan, kırmızı lifler (slow oxidative).
  • Tip IIa — aerobik ve anaerobik özellikleri bir arada taşıyan ara lifler. Her soruda Tip IIa ortaya yazılır.
  • Tip IIb (ya da IIx) — hızlı kasılan, beyaz lifler (fast glycolytic).

Kural basittir: Dayanıklılıkla ilgili bir özellik en yüksek Tip I'de, en düşük Tip IIb'dedir. Hızla ilgili bir özellik en yüksek Tip IIb'de, en düşük Tip I'dedir.

Dayanıklılıkla ilgili özellikler (Tip I'de en yüksek): miyoglobin, mitokondri, yorgunluğa direnç, yağ kullanma yeteneği, aerobik enzimler, kılcal damar (kapiller) sayısı. Tip I lifler yavaş kasılır; enerjiyi daha yavaş, aerobik yolla üretir. Postürü dik tutan kaslar çoğunlukla Tip I'dir. Uyarı eşikleri düşüktür, kolay uyarılır.

Hızla ilgili özellikler (Tip IIb'de en yüksek): lif çapı, motor nöron hacmi, sinirsel ileti hızı, miyozin ATPaz (ATP parçalama enzimi), sarkoplazmik retikulum (kalsiyum deposu), aktin-miyozin ve çapraz köprü sayısı, kasılma hızı, kasılma kuvveti, glikojen deposu, anaerobik enzimler. Tip IIb lifler hızlı enerji üretir; mitokondri, miyoglobin ve yorgunluğa direnç açısından diğerlerinden geridedir. En hızlı ve en kuvvetli kasılan liflerdir.

Henneman'ın boyut ilkesi

Yürüyüş, koşu ve sprint sırasıyla yapıldığında yürüyüşte Tip I, koşuda Tip IIa, sprintte Tip IIb lifler devreye girer. Bu, Henneman'ın boyut ilkesidir: Şiddeti giderek artan bir işte motor ünitelerin işe alım sırası Tip I → Tip IIa → Tip IIb şeklindedir. Bu ilke geçen yıl sınavda sorulmuştur; sınav aynı soruyu yeniden sorabilir.

Bu dersin tamamı 2027 BESYO ÖABT DERS PAKETLERİ paketinde →
DersBeceri Öğrenimi

Beceri Öğrenimi: Alıştırma Türleri

İbrahim Ögür · 11:50 ·

Motor beceri öğreniminde alıştırma türlerini anlatır: tek beceri için sabit/değişken alıştırma, birden çok beceri için blok/seri/rastgele alıştırma, yüklenme-dinlenme dengesine göre yoğun/yaygın alıştırma ve parça-bütün alıştırma ilkeleri, örneklerle.

Bu derste geçen kavramlar

  • Varyasyon — Bir becerinin uygulanışında değişen mesafe, metre veya yön gibi koşullar.
  • Sabit alıştırma — Tek bir becerinin sürekli aynı varyasyonla (aynı yön, aynı mesafe) tekrar edilmesi.
  • Değişken alıştırma — Tek bir becerinin farklı varyasyonlarla (farklı yön, farklı mesafe) tekrar edilmesi.
  • Bloklu alıştırma — Birden çok beceride aynı becerinin ardı ardına tamamlanıp sonra diğerine geçilmesi.
  • Seri alıştırma — Becerilerin setler hâlinde sırayla tekrarlanması.
  • Rastgele alıştırma — Becerilerin karışık düzende, aynı becerinin ardı ardına gelmeyeceği şekilde tekrarlanması.
  • Yoğun / yaygın (dağıtılmış) alıştırma — Alıştırma-dinlenme dengesine göre yapılan ayrım.
  • Parçalı / bütün / aşamalı parça — Becerinin parçalara bölünerek mi, bütün olarak mı, yoksa parçaların aşamalı eklenmesiyle mi öğretileceğine ilişkin ilkeler.
  • Kapalı beceri / açık beceri — Çevresi sabit beceriler ile çevresi değişken beceriler; sabit alıştırma genellikle kapalıya, değişken alıştırma genellikle açığa uygundur.
Ders metni (düzenlenmiş transkript)

Dört temel başlık

Alıştırma türlerinde bilinmesi gereken dört temel başlık vardır: 1. Tek bir beceri alıştırılırken varyasyon nasıl kullanılır? → Sabit ya da değişken alıştırma. 2. Birden çok beceri tekrarlanırken düzen nasıl kurulur? → Bloklu, seri ya da rastgele alıştırma. 3. Alıştırma-dinlenme dengesi nasıldır? → Yoğun ya da yaygın (diğer adıyla dağıtılmış) alıştırma. 4. Parça-bütün alıştırma ilkeleri nasıl uygulanır? → Parçalı, bütün ya da aşamalı parça çalışma. Bu başlığın altında geriye zincirleme, tekrarlı parça gibi daha ayrıntılı yöntemler de vardır; sınav için üç ana başlığı bilmek yeterlidir, aşamalı parça sorulabilir.

Bir soruda önce becerinin tek mi, çok mu olduğuna bakılır: tek beceri görüldüğünde blok-seri-rastgele seçenekleri elenir; birden çok beceri görüldüğünde sabit-değişken seçenekleri elenir.

Tek beceri: sabit ve değişken alıştırma

Varyasyon, becerinin uygulandığı metre, mesafe ve yön gibi koşullardır: Hep aynı yöne mi, farklı yönlere mi? Hep aynı mesafeye mi, farklı mesafelere mi?

Tek bir beceri — pas, şut, cirit atma, disk atma, gülle atma, sıçrama gibi — çalıştırılırken iki yol vardır:

  • Sabit alıştırma: Aynı varyasyonun tekrar edilmesi. Örneğin pas becerisinin sürekli 10 metreden ya da sürekli sağa doğru attırılması.
  • Değişken alıştırma: Farklı varyasyonların uygulanması. Örneğin pasın sağa, sola, öne, geriye; 10, 20, 30 metreden attırılması ya da ciritin 10, 20, 30 metreden atılması.

Bir örnek: Duvarın karşısında durup topu aynı yöne, aynı hızda, aynı mesafeden duvara paslamak sabit alıştırmadır. Her pasta geriye doğru gidilirse aradaki mesafe değiştiği için alıştırma değişken olur.

Sabit alıştırma genellikle kapalı becerilerde tercih edilir; amaç becerinin giderek inceltilmesidir (Gentile'ye göre kapalı becerilerde "sabitleme" yapılır). Değişken alıştırma ise genellikle açık becerilerde tercih edilir.

Öğrenci düzeyine göre: harekete yeni başlayan, tecrübesiz bireylerde sabit alıştırma; ilerleyen dönemde değişken alıştırma tercih edilir.

Birden çok beceri: bloklu, seri ve rastgele alıştırma

Bu üç tür, birden çok becerinin tekrarlanmasında kullanılır: pas ve şut, backhand ve forehand, servis ve smaç gibi. Beceriler ya ardı ardına tekrarlanır, ya setlere bölünür, ya da karışık tekrarlanır.

  • Bloklu alıştırma: Aynı beceri ardı ardına tekrarlanır, sonra diğer beceriye geçilir. İlk beceriye odaklanılır; ilk beceride ustalaşmadan diğerine geçilmez.
  • Seri alıştırma: Beceriler setler hâlinde tekrarlanır.
  • Rastgele alıştırma: Beceriler karışık tekrarlanır; aynı becerinin ardı ardına gelmemesi istenir.

Örnek — 20 pas ve 20 şut yaptırılacak:

  • 20 pas ardı ardına atılır, sonra 20 şut atılır ve bitirilir; şuta geçildikten sonra pasa dönülmez → blok.
  • 5 pas, 5 şut, 5 pas, 5 şut… şeklinde, her biri bir set olacak biçimde gidilir → seri.
  • Pas, şut, şut, şut, pas, pas, şut, pas, şut… gibi karışık gidilir; toplamda yine 20 pas ve 20 şut olur → rastgele.

Türlerin özellikleri: performans mı, kalıcılık mı?

ÖSYM bu özelliklerden bugüne kadar soru sormamıştır; ancak bilinmesi gerekir.

Bloklu alıştırma, dersin başında ve deneyimsiz bireylerde öncelikle önerilir. Beceri ardı ardına onlarca kez tekrarlandığı için performans dipten hızla yükselir: ani performans artışı sağlar ve becerinin kolay öğrenilmesine vesile olur. Ancak kalıcılık azdır; diğer beceriye geçildiğinde önceki unutulabilir.

Rastgele alıştırma, performansı çok yavaş artırmasına rağmen kalıcı öğrenme sağlar. Kalıcılık, öğrenme ve hatırlanma en fazla rastgele alıştırmadadır.

Seri alıştırma, bloklu alıştırmanın tekdüzeliğine ve rastgele alıştırmanın karmaşıklığına alternatif olarak ortaya atılmıştır. Beceriler setler hâlinde tekrarlanır; ne blok kadar ani performans artışı ne de rastgele kadar kalıcı öğrenme sağlar — ikisinin ortasıdır.

Anahtar ipuçları: Soruda "deneyimsiz birey", "ani performans artışı", "kolay öğrenme" geçiyorsa blok; "kalıcı öğrenme", "yüksek hatırlanma" geçiyorsa rastgele düşünülür.

Bu dersin tamamı 2027 BESYO ÖABT DERS PAKETLERİ paketinde →
DersBeden Eğitimi ve Sporun Temelleri

Beden Eğitimi ve Sporun Temelleri: Orta Çağ'dan Aydınlanma'ya

İbrahim Ögür · 17:50 ·

Orta Çağ'dan Aydınlanma Çağı'na geçişte beden eğitimi tarihini; Vittorino da Feltre, John Locke, Jean-Jacques Rousseau, Johann Bernhard Basedow, Dessau Philanthropinum okulu, Salzmann ve GutsMuths gibi isim ve eserleri anlatır.

Bu derste geçen kavramlar

  • Skolastik düşünce — Orta Çağ'da dinî otoritenin söylediğinin mutlak doğru kabul edildiği, sorgulamanın yasak olduğu düşünce biçimi.
  • Hümanizm — Orta Çağ'ın sonunda İtalya'da ortaya çıkan, insanı merkeze alan ve Rönesans'ı başlatan akım.
  • Philanthropinum — "İyiliksever, yardımsever" anlamına gelen ve Basedow'un Dessau'da kurduğu okul tipine verilen ad.
  • İlk filantrop — Philanthropinum fikrinin babası olan Basedow'a bu okulun kazandırdığı unvan.
  • Eğitim Üzerine Düşünceler — John Locke'un, Rousseau'nun Emile'ine kaynaklık eden eseri.
  • Emile — Rousseau'nun ideal eğitim anlayışını yansıttığı, Locke'un eserinden beslenen kitabı.
  • Gençlik İçin Cimnastik (Gymnastik für die Jugend) — GutsMuths'un cimnastikte çığır açan ve beden eğitimini yasal zemine oturtan eseri.
  • Didactica Magna — Comenius'un "Büyük Eğitim ve Öğretim Metodu" olarak bilinen eseri.
  • De Arte Gymnastica — Mercurialis'in "Cimnastik Sanatı" adlı eseri.
  • Agonisticon — Petrus Faber'in yarışmacılıkla ilgili eseri.
Ders metni (düzenlenmiş transkript)

Orta Çağ: karanlık çağ ve skolastik düşünce

Orta Çağ, "karanlık çağ" olarak nitelendirilir. Bu dönemde baskıcı skolastik düşünce hâkimdir; Katolik Kilisesi ve din adamları egemendir. Skolastik düşüncede din adamının söylediği mutlak gerçek kabul edilir; sorgulanamaz, sual edilemez.

Bu zihniyet içinde beden eğitimi ve spor faaliyetleri "günahın enstrümanı" olarak görülmüştür: beden eğitimi yapmak günahı artırmak, dolayısıyla cennete girememek anlamına gelir. İnsanlar dinî kesimden korktukları ve bu inancı mutlak doğru saydıkları için halk arasında beden eğitimi ve spor faaliyetleri yapılmamıştır.

Ancak Orta Çağ'da hiç beden eğitimi yapılmadığını söylemek doğru değildir. Şövalyelerin askerî amaçlarla yaptığı talimler — kılıç-kalkan kullanma, at üzerinde ok atma gibi savaşçılık özelliklerini geliştiren faaliyetler — bu yasağın dışında tutulmuştur. Özetle: beden eğitimi halk arasında yaygınlaştırılmamış, yalnızca askerî amaçlarla yaptırılmıştır.

Skolastik zihniyetin kırılması

Derste, dönemin kilise uygulamalarına karşı Martin Luther'in tepkisi bir anekdotla anlatılır: Kilise, para karşılığında "cennetten arsa" satmaktadır. Luther buna karşılık cehennemi satın almak istediğini söyler ve satın aldığına dair mühürlü, yazılı belge alır; ardından halka dönüp cehennemin sahibinin artık kendisi olduğunu, kapısını kilitlediğini ve kimseyi içeri almayacağını ilan eder. Böylece insanlar cehenneme gitmeyeceklerine inanarak beden eğitimi ve spor faaliyetlerini rahatça yapmaya ve yaymaya başlar.

Bu dönemde İtalya'da hümanizm akımı ortaya çıkar; Rönesans'la birlikte Aydınlanma Çağı başlar.

Aydınlanma Çağı'nın öncü isimleri

Vittorino da Feltre, tarihte bilinen ilk beden eğitimi öğretmenidir.

John Locke, 17. yüzyılda İngiltere'de yaşanan siyasi gelişmeler sonucu ortaya çıkan serbest düşünce akımının en önemli temsilcileri arasındadır. Eseri Eğitim Üzerine Düşünceler'dir. Bu eser, Jean-Jacques Rousseau'nun Emile adlı eserine kaynaklık etmiştir.

Jean-Jacques Rousseau, Locke'un eserinden faydalanarak kendi ideal eğitim anlayışını yansıttığı Emile (Emile ya da Eğitim) adlı eserini ortaya koymuştur.

Johann Bernhard Basedow ve Dessau Philanthropinum'u

Johann Bernhard Basedow eğitimci, yazar, şair ve tüccardır. Üç eseri bilinmelidir: 1. Elementarwerk 2. Anneler, Babalar, Aileler ve Milletler İçin Metot Kitabı 3. Pratik Felsefe (kaynaklarda "Herkes İçin Pratik Felsefe" olarak da geçer)

Basedow, Emile'deki görüşlerden faydalanmıştır. Metot Kitabı sayesinde dönemin Dessau Prensi Franz Leopold tarafından Dessau'ya çağrılmış; gerekli ödenek ve teşvikler sağlanarak Dessau'da bir Philanthropinum okulu kurulmasına öncülük etmiştir. Philanthropinum "iyiliksever, yardımsever" anlamına gelir. Okulun kurucusu Basedow'dur; Philanthropinum fikrinin babası olduğu için bu okul ona ilk filantrop unvanını da kazandırmıştır.

Dessau Philanthropinum'da günlük programda bedensel aktivitelere 5 saat, rekreasyonel aktivitelere (binicilik, okçuluk, dans) 3 saat, el işine 2 saat ayrılması gerektiği vurgulanmıştır. Vakit kalırsa yaz aylarında avlanma, balık tutma, marşlar ve komutlarla askerî eğitim verileceği söylenmiştir.

Bu okulda Johann Friedrich Simon, beden eğitiminin ilk modern öğretmeni sayılır. Simon, öğrencilerine Yunan cimnastiği sistemini tanıtmış; atlama ve denge çubuğunu tasarlamıştır.

Zincir özetle şöyledir: Locke'un Eğitim Üzerine Düşünceler'i Rousseau'nun Emile'ine kaynaklık eder; Emile'deki ideal eğitim anlayışını Dessau Philanthropinum'da uygulamaya çalışan kişi Basedow'dur; okulun kurulmasına destek veren isim Franz Leopold'dur; okulda beden eğitimini veren ilk modern öğretmen Simon'dur.

Salzmann ve Schnepfenthal

Almanya'daki Dessau Philanthropinum'u uzaktan takip eden ve bu okulun bir benzerini İsviçre'de, Schnepfenthal çiftliğinde kuran kişi Gotthilf Salzmann'dır. Kurduğu okulun adı Schnepfenthal Philanthropinum'dur; okul günümüzde de ayaktadır.

Salzmann'ın okulunda 1785 yılında asistan olarak göreve başlayan Johann Christoph Friedrich GutsMuths, beden eğitimini yasal bir zemine oturtmuştur. Gençlik İçin Cimnastik (Gymnastik für die Jugend) adlı eseriyle cimnastikte çığır açmış; kendisinden sonra gelen İsveç, Alman ve Danimarka cimnastikçilerinin etkilenim kaynağı olmuştur. (Kitap kaynaklarda "Gençler İçin Cimnastik" adıyla da geçer; aynı eserdir. ÖSYM soyadı "GutsMuths" biçiminde kullanmıştır.)

GutsMuths'tan sonra cimnastik üç kolda gelişir: İsveç cimnastiği Per Henrik Ling, Alman cimnastiği Friedrich Ludwig Jahn, Danimarka cimnastiği Franz Nachtegall ile devam eder.

Ayırt etmek için: soru "Schnepfenthal" diyorsa cevap Salzmann, "Dessau" diyorsa cevap Basedow'dur.

Dönemin diğer eserleri ve yazarları

  • Ulrich Anton Vieth — Beden Eğitimi Ansiklopedisi Denemesi.
  • Johann Amos Comenius — "Milletler öğretmeni" olarak bilinir. İki eseri vardır: Didactica Magna (Büyük Eğitim ve Öğretim Metodu) ve Orbis Pictus (Resimlerle Dünya).
  • Hieronymus Mercurialis — De Arte Gymnastica (Cimnastik Sanatı).
  • Petrus Faber — Agonisticon (Yarışmacılık); 1595 tarihli olarak anılır.
  • Du Toit — Eğik merdiveni ortaya atmış; cimnastikte komut sistemini ilk kez oluşturmuştur.

Sınav notu: ÖSYM bu konudan ne sordu?

  • Jean-Jacques Rousseau ve Emile: 2021.
  • John Locke ve Eğitim Üzerine Düşünceler: 2023.
  • GutsMuths: 2022.
  • Johann Bernhard Basedow: Henüz doğrudan sorulmadı, ancak üç kez çeldiriciler arasında yer aldı. Bu kadar eseri, niteliği ve "ilk"i olan bir isim olarak çıkma olasılığı en yüksek kişidir.
  • Salzmann ve Schnepfenthal çiftliği de çeldiricilerde geçmiştir; sorulabilir.
Bu dersin tamamı 2027 BESYO ÖABT DERS PAKETLERİ paketinde →
Çıkmış SoruÇıkmış Soru Çözümü

2024 ÖABT Çıkmış Soru Çözümü: Ne Sordular, Ne Anlattım

Emir Beyazıt · 11:08 ·

Hızlı genel tekrar formatında çeviklik ve göreceli kuvvet hesaplamayı, periodizasyon evrelerini ve pliometrik antrenmanı, submaksimal bisiklet testlerini (Astrand-Ryhming, YMCA), kalbin elektriksel ileti sistemini, sıcakta egzersiz ve dehidrasyonu, kalori dengesini, yorgunluk türlerini ve yüksek irtifa fizyolojisini art arda özetler.

Bu derste geçen kavramlar

  • Çeviklik — Vücudun doğru ve hızlı biçimde hareket ettirilmesi; hızlanma, yavaşlama ve yön değiştirme yeteneği.
  • Göreceli (relatif) kuvvet — Kaldırılan ağırlığın vücut ağırlığına bölümü; kilogram başına kaldırılan ağırlık.
  • Pliometrik antrenman — Derinlik sıçraması; eksantrik fazla başlayan, kas iğciği refleksini kullanan ve gerilme-kısalma döngüsünü geliştiren antrenman.
  • Astrand-Ryhming testi — 6 dakikalık bisiklet testi; 5.-6. dakikada kalp atım hızının 130-170 arasında dengelenmesi beklenir.
  • YMCA bisiklet testi — 3 dakikalık etaplardan oluşan, son 30 saniyenin kaydedildiği ve ekstrapolasyon kullanan test.
  • Osteoblast / osteoklast / osteosit — Kemik yapım hücresi, kemik yıkım hücresi ve kemik dokusu hücresi.
  • Columna vertebralis — 33-34 omurdan oluşan omurga.
  • Kardiyovasküler kayma — Sıcakta uzayan egzersizde atım hacminin azalıp atım hızının artarak debinin korunmaya çalışılması.
  • Merkezi ve çevresel yorgunluk — Sinir sistemi kaynaklı ve kas kaynaklı yorgunluk.
  • Sporcu kalbi — Dayanıklılık antrenmanıyla sol ventrikül çapının büyümesi (kavite dilatasyonu).
Ders metni (düzenlenmiş transkript)

Tamponlama ve çeviklik

Hemoglobin tamponlayıcıdır. Çeviklik ise sınavda karşımıza gelme olasılığı yüksek bir kavramdır: Vücudun doğru ve hızlı bir biçimde hareket ettirilebilmesi, hızlanabilme, yavaşlayabilme ve yön değiştirme yeteneğini ifade eder.

Göreceli (relatif) kuvvet

Göreceli kuvvet, kaldırılan ağırlığın vücut ağırlığına bölümüdür; yani bir kilogram vücut ağırlığı için kaldırılan ağırlıktır. Örnek: 90 kg'lık bir sporcu 180 kg kaldırıyorsa göreceli kuvveti 180/90 = 2'dir. 80 kg'lık bir sporcu 170 kg kaldırıyorsa göreceli kuvveti 170/80 ≈ 2,1'dir. Mutlak olarak daha az kaldırsa da ikinci sporcunun göreceli kuvveti daha yüksektir.

Kuvvet antrenmanı evreleri ve pliometrik antrenman

Özel kuvvet antrenmanı anatomik uyum evresiyle başlar; ardından maksimal kuvvet, dönüştürme, koruma, bitirim ve yenilenme evreleri gelir.

Dönüştürme evresinde kuvvet, güce veya dayanıklılığa dönüştürülür; bu evrede pliometrik antrenmanlar kullanılır. Maksimal kuvvetin güce dönüştürülmesi şöyle işler: önce kaslar kuvvetlenir, ardından pliometrik antrenman uygulanır.

Pliometrik antrenman:

  • Derinlik sıçraması demektir.
  • Eksantrik fazla başlar.
  • Kas iğciği refleksini kullanır.
  • Gerilme-kısalma döngüsünü iyileştirir.

Uygulamada dizler bükülü (fleksiyonda) başlanır; kuadriseps hızla uzar, iğcik refleksi devreye girer ve gerilme-kısalma döngüsü gelişir. Sonuç, patlayıcılığın gelişmesidir.

Bisiklet testleri: Astrand-Ryhming ve YMCA

Astrand-Ryhming testi 6 dakika uygulanır. 5. ve 6. dakika arasındaki kalp atım hızının 130-170 arasında bir yerde dengelenmesi önemlidir. Dengelenmiyorsa teste devam edilir, dengeleniyorsa test bitirilir.

YMCA testi 3 dakikalık 2 etaptan oluşur. Etaplar arasındaki fark çok fazlaysa 3. bir etap yapılabilir. Son 30 saniye kaydedilir; kalp atım hızı 110-150 arasındaysa test sonuçlandırılır. YMCA yöntemi ekstrapolasyon yöntemini kullanır.

Kemik dokusu hücreleri

  • Osteoprogenitör hücre: öncü hücre.
  • Osteosit: kemik dokusu hücresi (os = kemik, sit = hücre). Bilinmesi gereken esas hücre budur.
  • Osteoblast: yapım hücresi (blast → anabolizma).
  • Osteoklast: yıkım hücresi (klast → katabolizma).

Omurga (columna vertebralis)

Omurga 33-34 omurdan oluşur. Bazı kaynakların 26 omur demesi de yanlış değildir. Bölgeler ve omur sayıları — "ÇATAL SOK" kodlamasıyla:

  • Servikal (boyun): 7
  • Torakal (sırt): 12
  • Lumbal (bel): 5
  • Sakrum (sağrı): 5
  • Koksiks (kuyruk sokumu): 4 ya da 5

Kalbin odaları ve ileti sistemi

Kalbin 4 odası vardır: üsttekiler kulakçık (atrium), alttakiler karıncık (ventrikül). Kalp dışından gelen kan önce atriuma gelir, oradan ventriküle iner.

Kalp kendi elektriksel ileti ağına sahiptir. Sıra şöyledir: 1. Sinoatriyal düğüm uyarılır. 2. Atriumlar kasılır; kulakçıktaki kan karıncığa iner. 3. Atrioventriküler düğüm 4. His demetleri 5. Purkinje lifleri 6. Ventriküller kasılır; kan kalpten atardamarlara gönderilir.

İliakus kası

İliakus, gövdede fleksiyon, kalçada fleksiyon ve dış rotasyon hareketlerini yaptırır. Kalça ekleminde uyluğun en kuvvetli fleksörü iliopsoas kaslarıdır.

Sıcak ortamda egzersiz ve dehidrasyon

Egzersizin başlangıç bölümünde (sıcak ortamda): atım hızı, atım hacmi ve kardiyak debi artar. Deri damarlarında vazodilatasyon yaşanır; periferik damar direnci ve diyastolik basınç azalır. Ter kaybı, sıvı oranının düşmesine neden olabilir.

İlerleyen bölümlerde (kardiyovasküler kayma): atım hızı artar, atım hacmi azalır, debi korunmaya çalışılır. Toplam kan hacmi azalır, arteriyel basınç düşer. Venöz kan miktarı azalır; deri ve kaslar kan alma konusunda yarışır; deri damarlarında vazodilatasyon artar.

Dehidrasyon (aşırı su kaybı) durumunda: kan hacmi azalır, kalbe dönen kan azalır, kalp doluş basıncı (diyastolik basınç) azalır, atım hacmi azalır ve atım hızı iyice artar. Deri kan akımı azalır, terleme azalır ve durur, kor ısısı yükselir. Sıcak ortamda yaşanan sağlık problemleri bu zincirden doğar.

Kilo kontrolü

Kilo yalnızca diyetle ya da yalnızca sporla kontrol edilemez. Temel ilke kalori dengesidir:

  • Kilo almak için harcanan kalori azaltılır, alınan kalori artırılır → pozitif kalori dengesi.
  • Kilo vermek için harcanan kalori artırılır, alınan kalori azaltılır → kalori açığı.
  • Kiloyu korumak için kalori dengesi sağlanır.

Yorgunluk

Yorgunluk, kasın işlevsel kapasitesinde azalma, yani kasın iş yapabilme düzeyinin düşmesidir. Sinir sistemi ile ilişkili ve kas ile ilişkili yorgunluk olarak ikiye ayrılır. Sinir sistemi yorgunluğu merkezi ve çevresel olarak ayrılır; kas ile ilişkili yorgunluk zaten çevresel yorgunluktur.

Kas ile ilişkili yorgunluğun nedenleri:

  • Enerji sistemlerinde enerji kaynaklarının azalması.
  • Metabolik atık birikimi: laktik asit, hidrojen, ısı ve inorganik fosfat.
  • Metabolik olmayan neden: kas hasarı.
  • Serbest radikallerin birikimi ve reaktif oksijen türlerinin artması.

Serbest radikallere karşı toparlanmayı destekleyen vitaminler A, C ve E vitaminleridir; egzersiz sonrası serbest radikalleri temizler.

Merkezi sinir sistemi

Merkezi sinir sistemi beyin ve omurilikten (medulla spinalis) oluşur. Beyin ön, orta ve arka beyin olmak üzere üç yapıdan oluşur.

Ön beyin iki kısımdır: uç beyin (serebral korteks — beynin girintili çıkıntılı kabuğu, en hızlı sinirsel aktivitenin olduğu yer) ve ara beyin.

  • Uç beyinde frontal lob: yazma, konuşma, motor hareketleri başlatma ve genel zekâ bölgesi; motor korteks olarak da anılır. Parietal lob da uç beyindedir.
  • Ara beyinde hipotalamus: homeostatik denge merkezi. Talamus: koku duyusu hariç duyuların aktarım merkezi. Epitalamus: ince uzantısı epifiz bezidir.

Orta beyin: görme ve duyma refleksleri ile dinlenim kas tonusu.

Arka beyin: pons (Varol köprüsü) ve medulla oblongata (omurilik soğanı). Omurilik soğanı öksürme ve solunum ritmiyle ilgilidir. Pons ve omurilik soğanına birlikte beyin sapı denir; bunlar solunum ritmini ayarlayan solunum kontrol merkezleridir.

Beyincik (serebellum): En çok soru beklenen yerdir; hareketle ilgilidir. (Serebrum = beyin, serebellum = beyincik; bronş–bronşiyol, arter–arteriyol örneklerindeki gibi küçültme anlamı taşır.)

Bazal ganglionlar: Beynin ayrı bir bölümü değil, yardımcı yapılardır. Yürürken kolların sallanması gibi ritmik, tekrarlayan hareketlerin düzenlenmesinde rol alır.

Yüksek irtifa

Yüksek irtifada VO₂maks azalır; aerobik performans ve ekonomiklik azalır; iştah azalır. Bu nedenle:

  • Besin alımı artırılmalıdır.
  • Sıvı tüketimi artırılmalıdır.
  • Demir alımı artırılmak zorundadır.
  • Yakıt tercihi genellikle karbonhidrata yönelir; çünkü oksijen azdır ve az oksijenle en çok enerjiyi karbonhidrat verir.

Deniz seviyesinde belirli bir oksijen tüketimi gerektiren iş yüksek irtifada yapıldığında oksijen tüketimi aynı kalır, ancak VO₂maks'ın daha yüksek bir yüzdesine denk gelir. Anaerobik metabolizmaya yatkınlık artar. VO₂maks azaldığı için uzun süren egzersizlerde performans kısıtlanır; aynı antrenman deniz seviyesine göre daha şiddetli geldiği için antrenman şiddeti mecburen azaltılır.

Sporcu kalbi

Yorulmamak için daha büyük bir VO₂maks gerekir; daha büyük VO₂maks için yüksek kardiyak debi kapasitesi ve bol hemoglobin; yüksek kardiyak debi için de büyük bir kalp gerekir. Bu yüzden dayanıklılık sporcularının kalbi antrenmanla büyür; buna sporcu kalbi denir. Burada sol ventrikülün çapı büyür; bazı yazarlar buna kavite dilatasyonu (kalbin içindeki boşluğun büyümesi) der. Kalbin büyümesi şu anlama gelir: atım hacmi artar, atım hızı azalır.

Bu dersin tamamı 2027 BESYO ÖABT DERS PAKETLERİ paketinde →
DersEgzersiz Fizyolojisi

Egzersiz Fizyolojisi: Endokrin Sistem (tam ders)

Emir Beyazıt · 1:10:41 ·

Endokrin sistemin görevlerini, hipotalamus-hipofiz bağlantısını ve negatif feedback mekanizmasını; ardından tiroid, paratiroid, adrenal, pankreas gibi bezlerden salgılanan hormonların (ADH, oksitosin, büyüme hormonu, ACTH, tiroksin, kalsitonin, paratormon, aldosteron, kortizol, insülin, glukagon) işlevlerini egzersiz fizyolojisi bağlamında anlatır.

Bu derste geçen kavramlar

  • Homeostaz — Vücut sıvılarının, enerji kaynaklarının, minerallerin ve pH'ın belli bir dengede tutulması.
  • Negatif geri bildirim (feedback) — Bir değer bozulduğunda onu tersine döndüren yanıtın tetiklenmesi (kan şekeri yükselince insülin salgısı gibi).
  • Pozitif geri bildirim — Yanıtın uyaranı daha da artırdığı mekanizma (doğumda oksitosin salgısı gibi).
  • Nöroendokrin kontrol — Hipotalamus-hipofiz bağlantısıyla endokrin sistemin sinirsel yolla uyarılması.
  • Adenohipofiz / nörohipofiz — Ön hipofiz (hipotalamusa damarlarla bağlı gerçek endokrin bez) ve arka hipofiz (hipotalamusa sinirlerle bağlı depo).
  • Releasing / inhibiting hormonlar — Hipotalamusun hipofize gönderdiği salgılatıcı ve engelleyici hormonlar.
  • Glukoneojenez — Laktik asit, gliserol, protein gibi karbonhidrat dışı kaynaklardan glikoz oluşumu.
  • Kortikoidler / katekolaminler — Adrenal korteksten salgılanan hormonlar (aldosteron, kortizol) ve adrenal medulladan salgılanan hormonlar (epinefrin, norepinefrin).
  • Hiperglisemi / hipoglisemi — Kan şekerinin yüksek ve düşük olması; insülin ve glukagonun salgılanma koşulları.
  • Karma bez — Hem iç hem dış salgı yapan bez (pankreas, testis, over).
  • GLUT-4 — Egzersiz sırasında kandaki glikozu kasa taşıyan yapı.
Ders metni (düzenlenmiş transkript)

Endokrin sistemin görevleri ve çalışma mantığı

Endokrin sistem hormonal sistemdir ve sinir sistemiyle birlikte organizmanın homeostatik dengesini sağlayan sistemlerden biridir. Sinir sisteminde hipotalamusa her an çok sayıda ileti gelir. Hipotalamus sinir sistemini devreye sokarsa elektriksel yol kullanır; cevap hızlı oluşur ama etkisi kısa sürelidir. Kimyasal yolla cevap vermek istediğinde ise hipofiz bezini uyarır, hipofiz de başka bir bezi uyarır; bu cevap daha yavaş ilerler fakat etkisi uzun sürelidir.

Endokrin sistemin üç görevi vardır: 1. Homeostazı sağlamak — pH, sıvı, mineral ve enerji kaynaklarının (karbonhidrat, yağ, protein) dengesi. 2. Üreme, büyüme ve gelişim. 3. Metabolizmanın kontrolü.

Egzersiz sırasında enerji kullanımı artar ve enerji kaynakları azalır; endokrin sistem buna bazı hormonların salgısını artırarak, bazılarını azaltarak akut yanıt verir.

Hipofiz bezi temel salgı bezidir ve birçok bezi kontrol eder; örneğin tiroide "çalış" ya da "dur" der. Ancak pankreas, paratiroid ve adrenal medulla hipofizin kontrolü dışında, negatif geri bildirimle çalışır. Negatif geri bildirim örneği: kan şekeri yükselince pankreas insülin salgılar ve kan şekeri düşer; stres anında adrenalin salgısı artar.

Endokrin sistem üç yolla uyarılır:

  • Nöral yol: hipotalamus-hipofiz bağlantısı (nöroendokrin sistem).
  • Humoral yol: kanda bir madde çok artmışsa ilgili beze salgıyı durdurma sinyali gider.
  • Hormonal yol: bir bez bir hormonu çok salgıladığında hormon bezin kendisine de etki eder ve salgı azalır.

Endokrin bezler iç salgı bezleridir; hormonlar kan damarları aracılığıyla hedef hücrelere ve organlara gönderilir. Hormonlar tek tip değildir: bazıları steroid (kolesterolden üretilir), bazıları amino asit türevi, bazıları peptid ya da protein yapısındadır.

Soru kalıpları

Çıkmış bir ÖSYM sorusunda şu öncüller verilmiştir: Endokrin sistemin cevap üretme hızı sinir sistemine göre düşüktür (doğru). Hormonlar kan damarları aracılığıyla gönderilir (doğru). Hormonların etkili olabilmesi için bütün vücut hücrelerinde reseptör olması gerekir (yanlış — doğrusu hedef hücrelerdir).

Zincir soru kalıbı: Egzersize başlanınca vücut ısısı artar → terleme olur → vücut sıvı düzeyi azalır → ozmotik basınç artar → antidiüretik hormon (ADH) salgılanır → böbrekten suyun geri emilimi sağlanır.

Terle en çok kaybedilen mineral sodyumdur; sodyum kaybı aldosteron salgısını artırır.

Solunumla ilgili çıkmış bir LYS sorusu: Kasta hücresel solunumla üretilen karbondioksit kana verilir; kanda karbondioksit artışı kemoreseptörleri uyarır; kemoreseptörler solunum kontrol merkezlerini, onlar da solunum kaslarını uyarır; sonuç hiperventilasyondur.

Hipotalamus: ADH ve oksitosin

Hipotalamus, ön beynin ara beyin kısmında bulunur ve iki hormon salgılar: antidiüretik hormon (ADH) ve oksitosin.

Oksitosin, pozitif geri bildirim mekanizmasında kullanılır: doğum ve süt salgısı anlarında salgılanır. Aynı zamanda bağlanma hormonu olarak bilinir.

ADH, vücut sıvı düzeyi azaldığında (ozmotik basınç arttığında) salgısı artan hormondur; cevap olarak vücut sıvı düzeyi artırılır. ADH az salgılanırsa sık idrara çıkılır ve şekersiz şeker hastalığı ortaya çıkar: insülinde ve şeker döngüsünde sorun yoktur; aşırı sıvı kaybı nedeniyle kandaki glikoz yoğunluğu artar ve kan basıncı düşer. Alkol alımı da benzer bir etki yapar.

Epifiz bezi: melatonin ve serotonin

Epifiz bezi, epitalamusun ince uzantısıdır. Melatonin uyku hormonu, serotonin mutluluk hormonudur. Gergin anlarda istemsiz esneme, serotonin düzeyini bir miktar artırarak gerginliği azaltır. Beyinde serotonin, melatonin ve haz hormonu dopamin seviyesi artınca merkezi yorgunluk düzeyi artar.

Hipofiz bezi

Hipofiz, ön hipofiz (anterior lob, adenohipofiz) ve arka hipofiz (posterior lob, nörohipofiz) olarak ikiye ayrılır. Ön hipofiz hipotalamusla damarlar, arka hipofiz sinirler aracılığıyla bağlantı kurar. Ön hipofiz gerçek bir endokrin bezdir; arka hipofiz hipotalamusun deposudur.

Hipotalamus, hipofize releasing (salgılatıcı) ve inhibiting (engelleyici) hormonlar gönderir. Soruda "hipotalamus hipofize inhibe edici hormonlar salgılar" ifadesi bu anlamdadır.

Ön hipofizden salgılanan hormonlar: büyüme hormonu (GH), adrenokortikotropik hormon (ACTH), tiroid uyarıcı hormon (TSH), melanosit uyarıcı hormon (MSH), lüteinleştirici hormon (LH) gibi diğer bezleri uyaran hormonlar ve prolaktin. Prolaktin süt bezlerinin oluşması için salgılanır; düzeyi artarsa üşüme de artar.

Büyüme hormonu (GH):

  • Eksikliği cücelik (dwarfizm, nanizm), fazlalığı devlik (gigantizm), sonradan fazlalığı akromegaliye yol açar.
  • Kasları büyütür, hipertrofiyi artırır; yüksek şiddetli egzersizle pozitif korelasyon içindedir — egzersiz şiddeti arttıkça salgısı artar.
  • Protein sentezini artırır; kemik ve kasların gelişimini sağlar.
  • Egzersiz sırasında serbest yağ asidi mobilizasyonunu artırır.

ACTH, adrenal korteksi uyarır ve kortizol salgısını artırır; bir stres hormonudur. Egzersizde VO₂maks'ın yaklaşık %25'i düzeyine gelindiğinde salgısı artar.

Arka hipofiz, ADH ve oksitosinin depolandığı ve hipotalamustan gelen mesajla salgılandığı yerdir.

Tiroid bezi

Tiroid, metabolik kontrol bezidir. Tiroksin (T4) ve triiyodotironin (T3) hormonlarını salgılar; bu hormonların yapımında iyot kullanılır.

Tiroidin hızlı çalışması hipertiroidizmdir: metabolizma hızlıdır, kilo almak zordur. Yavaş çalışması hipotiroidizmdir: metabolizma yavaştır, kilo vermek zordur. Tiroidin sağlıklı çalışması için iyota, yani iyotlu tuza ihtiyaç vardır. İyot eksikliğinde tiroid fazla çalışır ve şişer; guatr oluşur. Guatr hastası olan kişi ise iyot kullanmamalıdır.

Tiroksinin salgısı arttıkça metabolik hız artar, azaldıkça metabolik hız azalır. Oksijen kullanımını ve protein sentezini artırır. Doğumdan sonra eksikliği zekâ geriliğine yol açar.

Kalsitonin de tiroidden salgılanır ve paratiroid hormonuyla birlikte ele alınır.

Kalsiyum dengesi: kalsitonin ve parathormon

  • Kan kalsiyumu yüksekse → kalsitonin salgısı artar → fazla kalsiyum kemiklere taşınır → kemik kalsiyumu artar, kan kalsiyumu azalır.
  • Kan kalsiyumu düşükse → paratiroidden parathormon (PTH) salgısı artar → kalsiyum kemikten alınıp kana verilir → kan kalsiyumu artar, kemik kalsiyumu azalır.

Bu temel bilginin yorumları:

  • Aşırı kalsitonin: kan kalsiyumu çok düşer; kasa giden kalsiyum azalır; kasılma mekanizması olumsuz etkilenir.
  • Az kalsitonin: kandan kemiğe kalsiyum geçişi azalır; kemik kalsiyumu azalır; kemiklerde yumuşama (osteopeni) yaşanır; menopoz dönemindeki kadınlarda ve andropoz dönemindeki erkeklerde kemik erimesine (osteoporoz) yol açar.
  • Fazla PTH: kemikten kana çok kalsiyum geçer; kan kalsiyumu artar, kemik kalsiyumu azalır. Kanda çok kalsiyum olması böbreklerde taş oluşumuna neden olur; çünkü kan böbrekten süzülürken mineralin bir kısmı böbreğe gider.
  • Az PTH: kan kalsiyumu azalır; kasa giden kalsiyum azalır, kasılma döngüsü bozulur; tetanik kasılmalara neden olur.

Her şey bir dengedir: kanda da kalsiyum bulunmalıdır ve kana kalsiyum kemikten alınır. Kemik erimesinin nedenleri arasında kalsiyum eksikliği, D vitamini eksikliği ve fiziksel aktivite eksikliği sayılır.

Adrenal bezler

Adrenal bezler korteks (kabuk) ve medulla (öz) kısımlarından oluşur. Korteksten salgılanan hormonlara kortikoid, medulladan salgılananlara katekolamin denir. Kortikoidler ikiye ayrılır: mineralokortikoid olan aldosteron ve glukokortikoid olan kortizol.

Aldosteron: Kanda sodyum düzeyi azalırsa salgısı artar. Sodyum ve klorun geri emilimini artırır, potasyumun geri emilimini azaltır.

  • Fazla salgılanırsa: sodyum artar, potasyum azalır; sodyum arttığı için kan basıncı artar; doku sıvısı artar ve ödem oluşur; su içme isteği artar, buna bağlı olarak ADH salgısı artar; potasyum çok azaldığı için sinirsel ileti zayıflar.
  • Az salgılanırsa: sodyum azalır; kan basıncı ve doku sıvısı azalır; sodyum kasların uyarılmasında önemli olduğu için kasılma süreci olumsuz etkilenir ve yorgunluk oluşur.

Kortizol: Stres hormonudur; stres durumunda salgısı artar. Glukoneojenez yapar: laktik asit, gliserol ve proteinler gibi karbonhidrat dışı kaynaklardan glikoz oluşumunu artırır ve özellikle karaciğer glikojen depolarını büyütür. Atletik yaralanmalarda acıyı baskılar; darbe anında acı hissedilmez, acı daha sonra hissedilir.

Bir soru üzerine açıklama: "Kortizol glukoneojenez yaptığı için karbonhidrat yakımını azaltır" ifadesi eksiktir. Kortizol tam olarak karbonhidrat dışı kaynakların karaciğerde karbonhidrat olarak depolanmasını sağlar; yani yağların, laktik asitin ve proteinlerin enerji kaynağı olarak kullanımını artırır. Karbonhidrat kullanımının artıp azalması egzersize göre değişir. Ağrılı tedavilerde ve romatizma tedavisinde kortizol iğnesi yapılır; kortizol kiloyu artırır.

Katekolaminler: Epinefrin (adrenalin) ve norepinefrin. Sempatik aktiviteyi ("savaş ya da kaç") artırırlar: sindirime giden kan azalır, kaslara giden kan artar, kan basıncı ve kalp atım hızı artar. Adrenalin, kasın karbonhidrat ve yağ kullanımını — hangi enerji kaynağı kullanılıyorsa onun yakımını — artırır.

Böbrek: eritropoetin (EPO)

Böbrekten eritropoetin (EPO) salgılanır; kemik iliğinden kan hücresi yapımını artırır. Yüksek irtifaya çıkıldıkça EPO salgısı ilk birkaç günde artar; ancak kandaki kırmızı hücrelerin artması için yüksek irtifada 2-3 hafta geçirmek gerekir. Deniz seviyesine dönüldüğünde bu kazanım 2-3 hafta daha sürer.

Kan dopingi bu mekanizmaya dayanan ilkel bir dopingdir: yüksek irtifada kan hücre sayısı artırılır, kan alınıp laboratuvar ortamında depolanır ve yarıştan önce sporcuya yeniden enjekte edilir. Dünya doping örgütü WADA aralıklı ölçümlerle sporcuların kırmızı kan hücre sayısını takip eder; uluslararası düzeyde sporcular habersiz ölçüme çağrılır.

EPO, dayanıklılıkla ilişkilendirilecek hormondur.

Pankreas: insülin ve glukagon

Pankreastan insülin ve glukagon salgılanır.

  • İnsülin, hiperglisemi (kan şekeri yüksek) durumunda salgılanır. Kandaki fazla şekeri kasa ve karaciğere depolattırır; kan glikoz düzeyi azalır, kas ve karaciğer glikojen depoları büyür. İnsülin bir anahtar gibi düşünülebilir.
  • Glukagon, hipoglisemi (kan şekeri düşük) durumunda salgılanır. Karaciğerdeki glikojen depolarını glikoza çevirttirir ve kana verdirir; kan glikoz seviyesi yükselir. Glukagon geçen yıl sınavda sorulmuştur.

Egzersiz sırasında kandaki şekeri kasa taşıyan yapı GLUT-4'tür.

Eşeysel bezler: testis ve overler

Testislerden testosteron; overlerden östrojen ve progesteron salgılanır. Progesteron yumurtalıklarla ilgili işlevlerde görevlidir. Bu bezler karma bezdir; hem iç hem dış salgı yapar.

Cinsiyet hormonları ilk kez anne karnında, 4. ay civarında salgılanır. Cinsiyeti belirleyen şey hormon salgısı değil, anne ve babadan gelen XX veya XY kromozomlarıdır; hormonların 4. ayda salgılanması cinsiyet bezlerinin ve cinsel organların oluşmasıyla ilgilidir. Her iki cinsiyette de her iki hormon bulunur, ancak düzeyleri farklıdır: kadınlarda testosteron, erkeklerde östrojen düşüktür.

Testosteron kaslılığı artırır; metabolik hızı da artırır. Östrojen yağlılığı artırır. Menopoz döneminde bu hormonların düzeyi değişir; kadınlarda testosteron seviyesi artar.

Testosteron dışarıdan alınırsa testisler testosteron üretmeyi bırakabilir. Kadınlarda dışarıdan testosteron alımı kıllanma, çene ve burun yapısının değişmesi, kaslılığın artması ve sesin kalınlaşması gibi durumları tetikleyebilir.

Toplu eşleştirme

  • Stres durumunda salgısı artanlar: ACTH, kortizol ve sempatik aktivite için adrenalin.
  • Su düzeyi azaldığında: ADH.
  • Sodyum düzeyi azaldığında: aldosteron.
  • Büyüme hormonu: GH. Büyümeye yardımcı hormonlar: insülin (kas ve karaciğer glikojen depolarını büyütür), testosteron (kaslılığı artırır), östrojen (yağlılığı artırır), tiroksin (metabolik hızı ve protein sentezini artırır).
  • Kan kalsiyumu yüksek → kalsitonin; düşük → parathormon.
  • Hipofiz kontrolü dışında çalışan bezler: paratiroid, adrenal medulla, pankreas.
  • Kan şekerini artıran: glukagon; kandaki şekeri kasa ve karaciğere taşıyan: insülin.
  • Serbest yağ asidi mobilizasyonunu artıran: büyüme hormonu.
  • Dayanıklılıkla ilişkili hormon: EPO.
  • Hipertrofiyle ilişkili iki hormon: büyüme hormonu ve testosteron.
  • Egzersizde kandaki glikozu kasa taşıyan: GLUT-4.

Ek not

Merkezi sinir sistemindeki engelleyici (inhibitör) nörotransmitterler GABA ve glisindir: GABA beyinde, glisin omurilikte görev yapar.

Bu dersin tamamı 2027 BESYO ÖABT DERS PAKETLERİ paketinde →

Bu derslerle ilgili sık sorulanlar

İskelet kası lif tipleri arasındaki temel fark nedir?

Tip 1 lifler yavaş kasılan, kırmızı, dayanıklılığa yönelik liflerdir; tip 2 lifler hızlı kasılır, beyazdır ve kuvvet/sürat işlerinde devreye girer. Tip 2A ikisinin arasında, tip 2B en hızlı ve en çabuk yorulan tiptir.

Blok alıştırma ile rastgele alıştırma arasındaki fark nedir?

Blok alıştırmada bir beceri ardı ardına tekrarlanıp bitirilmeden diğerine geçilmez; deneyimsiz bireylerde ani performans artışı sağlar ama kalıcılığı düşüktür. Rastgele alıştırmada beceriler karışık sırayla tekrarlanır; performans artışı yavaştır ama öğrenme kalıcılığı yüksektir.

Tarihteki ilk beden eğitimi öğretmeni kimdir?

Vittorino da Feltre, tarihte bilinen ilk beden eğitimi öğretmeni olarak kabul edilir.

Pliometrik antrenman nedir ve nasıl çalışır?

Derinlik sıçraması mantığıyla çalışan, eksantrik fazla başlayan ve kasın gerilme-kısalma döngüsünü kas iğciği refleksiyle iyileştiren, kuvveti güce dönüştürmeyi amaçlayan antrenman türüdür.

Hipofiz bezinin kontrolü dışında çalışan bezler hangileridir?

Pankreas, paratiroid ve adrenal medulla hipofizin kontrolü dışında, negatif feedback mekanizmasıyla çalışır; diğer bezler hipofiz tarafından kontrol edilir.